• bilgi@busrayigit.av.tr
  • 0543 745 40 75
ARA 0543 745 40 75

Eşin Tasarruflarının Sınırlanması Davası Örnek Dilekçe (Edirne Keşan Avukat)

Eşin Tasarruflarının Sınırlanması Davası Örnek Dilekçe (Edirne Keşan Avukat)

KEŞAN NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

İHTİYATİ TEDBİR VE ŞERH TALEPLİDİR.

DAVACI : [Davacı Adı ve Soyadı]

ADRES : [Davacı Adresi]

VEKİLİ : AVUKAT BÜŞRA YİĞİT – Yiğit Hukuk Bürosu

ADRES : ANTETTEDİR.

DAVALI : [Davalı Adı ve Soyadı]

ADRES : [Davalı Adresi]

KONU : Eşin tasarruf yetkisinin sınırlanması davası (TMK m. 199) kapsamında, davalı eşin kontrolsüz borçlanma ve malvarlığı üzerindeki birtakım tasarruf yetkilerinin sınırlandırılması talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

1) Davacı müvekkil ile davalı eş, [Evlilik Tarihi] tarihinde evlenmişlerdir. Bu evlilik birliğinden [Çocuğun Doğum Tarihi] tarihinde [Çocuğun Adı] isimli bir müşterek çocukları dünyaya gelmiştir. 

2) Davalı ve davacı [Evlilik Yılı] yılında evlenmelerine rağmen, davalının evlilik birliğinin başlangıcından itibaren aşırı derecede kredi çekerek kendisini gereksiz yere borç altına sokması, hem maaşını hem de çektiği kredilerin nakit tutarlarını aile birliği dışındaki alanlarda boş yere harcaması ve hesabını bilmez şekilde hareket etmesi, henüz küçük bir çocuğu olan davacı müvekkili gelecekteki ekonomik durum açısından haklı ve derin bir korkuya sevk etmiştir. 

3) Davalının maaşı güncel olarak aylık [Maaş Tutarı] TL'dir ve [Çalıştığı Kurum/İşyeri] bünyesinde çalışmaktadır. Davalının mali durumunun tam olarak tespiti amacıyla İş Bankası'ndan maaş dökümünün mahkemenizce celbini talep ederiz.

4) Ailenin ihtiyaçları, evin aylık geçimi ve müşterek çocuğun masrafları karşısında davacı müvekkilim, çocuğun bakımını üstlendiği için çalışamamakta ve aile sadece davalının maaşı ile geçinmektedir. Davacı müvekkilin, davalı eşinin kendisine hiçbir şekilde haber vermeden arkasından çektiği yüksek tutarlı kredileri sonradan öğrenmesi kendisini derin bir endişeye sevk etmiştir. Hiçbir gereklilik yokken, makul bir tasarrufla rahatlıkla idare edilebilecek olan aile geçimi, davalının aşırı harcamaları ve sarfları nedeniyle tehlikeye düşmüştür. Bu durum karşısında Edirne Keşan avukat arayışına giren müvekkilin yasal haklarını korumak amacıyla bu davayı açma zarureti doğmuştur.

5) [Evlilik Yılı] yılında evlenen çiftin müşterek yaşamında, davalının sürekli yüksek tutarlı krediler çekmesi, bunları aile birliği veya evlilik gereksinimleri için kullanmayıp boş yere sarf etmesi neticesinde evlendiklerinden beri 1 Milyon TL'yi aşan bir borç yükü oluşmuştur. Davalının bu sorumsuz borçları sebebiyle müvekkilimiz, hem aile birliğinin geleceği hem de çocuğunun istikbali için ciddi endişe duymaktadır.

6) Müvekkilimiz 2024 ve 2025 yıllarında parça parça olmak üzere; düğünde kendisine takılan 15 adet cumhuriyet altınını, birtakım küçük altınlarını ve geçmişteki maaş birikimlerini (yaklaşık 300 Bin TL) davalı eşin biriken kredi borçlarını kapatmak adına satmak zorunda kalmıştır. Hatta evlilik beraberliği içinde alınmış ve müvekkilimizin üzerine kayıtlı olan 2011 MODEL araç da yine eşinin borçlarını ödeyebilmek amacıyla satılmıştır. Gelinen aşamada evin geçim garantisi olarak ellerinde maaştan başka hiçbir şey kalmamıştır. Ayrıca yine bu borç sarmalından kurtulabilmek adına müvekkil tarafından [Kredi Tutarı] TL tutarında kredi çekilmiş, bu kredi yine davalı eşin maaşından kesintilerle ödenmiştir. Şu anda da borçlar halen devam ettiği için müvekkilim, evlilik birliğinin tamamen iflasa sürüklenmesini önlemek adına, eşinin yarattığı borçlar yüzünden yeniden kredi çekmeyi düşünür hale gelmiştir.

7) Mahkemenizin de takdir edeceği üzere, kontrol altına alınamayan ekonomik sorunlar beraberinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını ve boşanmaları getirmektedir. Müvekkilimin durumun ciddiyetini fark etmesi üzerine,  Keşan Nöbetçi Aile Mahkemesi nezdinde davalı eşin tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur.

Türk Medeni Kanunu'nun 199. maddesi aynen şu şekildedir:

"Tasarruf yetkisinin sınırlanması

Madde 199 - Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.

 

Hâkim bu durumda gerekli önlemleri alır.

 

Hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, re'sen durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine karar verir."

 

Mezkur maddede açıkça belirtildiği üzere, ailenin ekonomik varlığının tehlikeye düşmesi veya evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda hakim, belirleyeceği mal varlığı değerleri üzerinde davalı tarafın tasarruf yetkisini sınırlandırabilir.

Medeni Kanun’un 199. maddesine göre, eşlerin her türlü malvarlığı değeri üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlandırılabilmektedir. Maddenin uygulama alanı geniş olduğundan, alınacak önlemin niteliği de üzerinde tasarruf yetkisi sınırlanan malvarlığı değerinin türüne göre değişebilir. Bu önlemler; üçüncü kişilerin hak sahibi eşe ödemede bulunmasına yasak getirilmesi, taşınırların veya kıymetli evrakların mahkemeye veya bir bankaya saklanmak üzere tevdi edilmesi, eşin yeni borçlar altına girmesinin yasaklanması, bir ticari işletme üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlandırılması durumunda ticaret sicil müdürlüğüne, bir motorlu araç üzerindeki tasarruf işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlanması durumunda ise trafik sicil müdürlüğüne gerekli bildirimin yapılması gibi alınan sınırlandırma kararının etkisini arttırıcı önlemler olabilir.

 

8) Bu nedenle müvekkilimizin ve aile birliğinin yüksek yararına olacak şekilde; davalının hiçbir şekilde davacı müvekkilimin yazılı izni/onayı/icazeti alınmadan kendisini hiçbir kredi ya da benzeri bir sözleşmeyle borç altına sokacak bir işlem yapamamasını talep etmekteyiz. Ayrıca davalı [Davalı Adı]'ın üzerine kayıtlı olan ve ailece yaşadıkları evin arsasının tapusunda da hiçbir şekilde eşinin, yani müvekkilimizin izni/icazeti olmadan rehin, ipotek, satış, ölünceye kadar bakma akdiyle devir gibi kendisini borç altına sokacak veya mülkiyeti devredecek hiçbir işlem tesis edememesini, buna dair tapu kütüğüne beyan ile şerh düşülmesini talep ederiz.

Ayrıca davamızı açtığımız tarih itibariyle ivedilikle ve öncelikli olarak, davalının dava süreci boyunca da ihtiyati tedbir olarak tüm bankaların tüm borçlandırıcı işlemlerinde tasarruf yetkisini ancak müvekkilim olan eşinin izniyle gerçekleştirebileceğine yönelik tedbir kararı kurulmasını, hükümle birlikte bu kararın kesin karar olarak verilmesini talep ederiz. Bununla birlikte, dava tarihi itibariyle ekte fotoğrafını sunduğumuz tapunun aslının Keşan Tapu Müdürlüğünden celbini talep ederiz ve dava tarihi itibariyle davacı eşin yazılı izni olmadan "satılmaz, ipotek edilemez, rehin gösterilemez, devredilemez" şerhinin konmasını talep ederiz. Ayrıca davalının maaşı hariç üçüncü kişilerden olan alacaklarının davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz.

9) Öncelikle ve ivedilikle davalı tarafın her türlü faizli/faizsiz kredi çekme ve borçlanma işlemleri üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını talep etmekteyiz. Bu itibarla mahkemenizin ilgili kurum ve kuruluşlara bildirimde bulunması ve mahkemenizin uygun göreceği diğer önlemleri alması gerekmektedir. 

 

10) Keza ekte sunduğumuz tapu kaydına diğer eş adına şerh düşürülmesi ve dava tarihi itibariyle ilgili tapu hakkında tüm borçlandırıcı olan veya devir konusu olabilecek tüm işlemlerde, müvekkil eşin rızasına gidilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra davalı eşin sahip olduğu kredi kartlarına ve yeni çekebileceği kredilere de sınırlandırma getirilmesini talep etmekteyiz. Aksi takdirde ailenin geçimini sağladığı yegane değer olan maaş da tehlikeye düşeceği gibi, tarafların boşanmaları hususu kaçınılmaz olarak gündeme gelebilecektir.

Netice olarak Türk Medeni Kanunumuzun 199. Maddesi uyarınca; davalı eşin gelişigüzel ve plansız harcamaları, sürekli olarak kredi çekmesi, sahip oldukları aracı sırf kredi borçları yüzünden satmak zorunda kalmaları, evlilik birliğinin güvencesi olan altınların sırf kredi borçları yüzünden satılmış olması, sahip oldukları müşterek çocuğun geleceğinin tehlikeye düşmemesi, ayrıca davalının asker olması sebebiyle iflasa sürüklenmesinin mesleği için de bir tehdit oluşturması ve iflasa sürüklenmemesi için gerekli tüm önlemlerin alınması gerekmesi, müvekkil eşin krediler için kendisinin kredi çekmek zorunda kalması, davalının ekonomisini kötü idare etmesi sebebiyle ailenin ekonomik varlığını tehlikeye düşürmüş olması ve evlilik birliğinden doğan mali yükümlülükleri özenle yerine getirememesi sebebiyle, yukarıda belirtmiş olduğumuz ve ekte örneğini sunduğumuz tapu üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlandırılması, kullanmış olduğu kredi kartları ile ilgili sınırlandırma getirilmesi ve müvekkil eşin rızasına bağlanması, ayrıca daha sonra çekebileceği tüm krediler ve borçlandırıcı işlemlerde davacı eşin yazılı rızasının alınmasına karar verilmesini, davalı tarafın çekeceği ve kefil olacağı krediler ile ilgili müvekkil eşin onayının alınmasını talep ederiz.

11) Davalının borçlanma davranışının tekrar etme ihtimali bulunduğundan kalıcı koruyucu tedbir uygulanması gerekmektedir. Kontrolsüz kredi kullanımının evlilik birliğine telafisi imkansız zararlar vermesi nedeniyle sınırlandırma getirilmesi şarttır.

Davalının;

  • Kredi kartı limit artışlarının, eşinin yazılı rızası olmadığı durumlarda durdurulmasını,

  • Kredili mevduat hesabı ve benzeri kısa vadeli borçlanma araçlarının kapatılmasını veya sınırlandırılmasını,

  • Mobil bankacılık ve dijital kanallar üzerinden sunulan hızlı kredi ve ön onaylı kredi işlemlerinin kapatılmasını,

  • Anlık kredi başvurularının ve otomatik kredi tekliflerinin engellenmesini, kredi kartı borçlanmasının durdurulmasını,

  • Verilecek koruyucu tedbir kararının Türkiye’de faaliyet gösteren tüm bankalar ve finans kuruluşlarına tebliğ edilmesini ve mevcut limitlerin kontrol altına alınmasını talep ederiz.

12) Açıkladığımız tüm nedenler gereğince; davalı [Davalı Adı ve Soyadı]'ın kendisini herhangi bir konuda borçlandırıcı işleme borçlu sıfatıyla taraf olmasının mahkemenizce engellenmesini, bütün bankalara ve kuruluşlara bu konu hakkında tedbir içerir müzekkere yazılmasını, kendisini borçlandırıcı bir işleme ancak eşinin yazılı onayıyla birlikte taraf olabileceğini içerir şerh yazılmasını, davalının üzerinde bulunan tüm taşınır ve taşınmazların araştırılarak dava tarihi itibariyle satılamaz, devredilemez şerhi konulmasını, mahkemeniz kesin hükmüyle birlikte de eşinin yazılı onayı olmaksızın hiçbir şekilde taşınır ve taşınmazları kısmen veya tamamen devredemeyeceği, ipotek gösteremeyeceği, rehnedemeyeceğine dair karar kurulmasını, davalının belirttiğimiz hususlarda tasarruf yetkilerinin belirttiğimiz nedenler gereğince kısıtlanmasını talep ederiz.

Yukarıdaki sebepler gereğince işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER : TMK, HMK ve ilgili mevzuat.

DELİLLER : Tanık, bilirkişi, yemin, banka evrakları, birtakım dekontlar (bir kısım borç ödemeleri yapılmıştır), tapu kayıtları, nüfus kayıt örnekleri, ekonomik durum araştırması, davalının adına çekilmiş olan 01/01/2024 tarihi itibariyle çektiği tüm kredi tutarlarının BDDK'dan celbi talebimiz, isticvap ve yasal her türlü delil.

NETİCE VE TALEP

Yukarıda arz ve izah edilen sebeplere istinaden; İvedilikle ve öncelikle dava tarihinden itibaren tedbir olarak ve dava hükmüyle de kesin hüküm olarak;

1) Davalı eşin sahip olduğu tapuya davacı eşin izni olmaksızın işlem yapılamayacağına dair şerh konmasına (ekte sunulmuştur, celbini talep ederiz),

2) Davalı eşin sahip olduğu TÜM KREDİ KARTLARINA İLİŞKİN DAVALI TARAFIN TASARRUF YETKİSİNİN SINIRLANDIRILMASINA,

3) Davalı eş tarafından dava tarihinden itibaren TÜM ÇEKİLECEK VEYA KEFİL OLUNACAK KREDİLERLE İLGİLİ GEREKLİ ÖNLEMLERİN ALINMASINA, bu konuda gerekli kurumlara müzekkere yazılmasına,

4) Davalının 3. kişilerden olan alacaklarının davacı eşe ödenmesine,

5) Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM : Açıkladığımız nedenlerle davanın kabulü ile Edirne/Keşan ilçesinde bulunan bahsettiğimiz taşınmazda ve banka/kredi borçlanmalarında davalının; ilgili tasarruflarının ancak müvekkilimizin rızasıyla yapılabileceğine karar verilmesi ile davalıyı mal ya da para borcu altına sokacak tüm tasarruflarında da eşinin yazılı rızasının alınmasına, bu sınırlamanın tapu kütüğüne şerh edilmesine ve para borçları tasarrufu sınırlanması için de gerekli kurumlara müzekkere yazılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. 21/05/2026

DAVACI VEKİLİ

AVUKAT BÜŞRA YİĞİT


DİĞER MAKALELERİ OKU