• bilgi@busrayigit.av.tr
  • 0543 745 40 75
ARA 0543 745 40 75

Tahliye Taahhüdünde İmza Benim Çıktı, İftira Suçundan Ceza Alır mıyım? | Keşan Ceza Avukatı

Tahliye Taahhüdünde İmza Benim Çıktı, İftira Suçundan Ceza Alır mıyım? | Keşan Ceza Avukatı

Kiracının İmza İtirazı ve İftira Suçu: Adli Tıp Raporu Aleyhe Gelirse Ne Yapılmalı?

Ev sahibi ve kiracı arasında yaşanan tahliye uyuşmazlıkları, bazen sadece hukuk mahkemeleriyle sınırlı kalmayıp ceza hukukunun alanına da sıçrayabilmektedir. Özellikle uygulamada sıkça karşılaşılan "sahte tahliye taahhütnamesi" iddiaları, tarafları ciddi ceza davalarıyla karşı karşıya getirebilir.

Bir kiracının, adına düzenlenen tahliye taahhütnamesindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek ev sahibi hakkında suç duyurusunda bulunması ve sonrasında Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun imzanın kiracıya ait olduğu yönünde gelmesi, süreci bambaşka bir boyuta taşır. Bu durumda ev sahibi, kiracısına karşı İftira Suçu (TCK m.267) kapsamında şikayetçi olduğunda, kiracının ceza mahkemesinde kendisini nasıl savunması gerektiği hayati önem taşır.

Edirne ceza avukatı ve Keşan ceza davası avukatı olarak, bu tür karmaşık ceza yargılamalarında kiracının ceza almaması için ileri sürülebilecek hukuki sebepleri ve savunma stratejilerini sizler için derledik.

ATK Raporu Aleyhe Çıkan Kiracı İftira Suçundan Nasıl Korunur?

Adli Tıp Kurumu raporunun imzanın size ait olduğunu söylemesi, ilk bakışta iftira suçunun işlendiği izlenimini yaratsa da, ceza hukukunun evrensel ilkeleri ve Yargıtay’ın yerleşik kararları ışığında beraat etmenizi sağlayacak güçlü hukuki gerekçeler mevcuttur.

1. Hak Arama Özgürlüğü ve Kastın Bulunmaması (Anayasal Şikayet Hakkı)

Ceza hukukunda iftira suçunun oluşabilmesi için doğrudan kast şarttır. Yani kişinin, şikayet ettiği ev sahibinin tamamen masum olduğunu kesin olarak bilmesi ve buna rağmen ona suç atmış olması gerekir.

  • Samimi İnanç ve Şüphe: Eğer kiracı, söz konusu tahliye taahhütnamesini bilerek imzalamadığını samimi olarak düşünüyor veya bu konuda haklı bir şüphe taşıyorsa iftira kastı oluşmaz.

  • Yargıtay Yaklaşımı: Yargıtay, vatandaşın kendisinden çıkmadığını düşündüğü bir imza için adli makamlara başvurmasını anayasal bir hak olarak görür. İmzanın sonradan bilirkişi raporuyla kiracıya ait çıkması, şikayet anındaki "hak arama özgürlüğü" sınırları içindeki samimi inancı ortadan kaldırmaz ve tek başına cezalandırma sebebi yapılamaz.

2. "Beyaza İmza" (Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması) Durumu

Bölgedeki kira sözleşmesi süreçlerinde, sözleşme kurulurken kiracılara boş bir kağıt veya üstü doldurulmamış tahliye taahhütnameleri imzalatılması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

  • Eğer imza teknik olarak size ait çıksa bile, bu belge sizin iradeniz dışında sonradan ev sahibi tarafından doldurulmuşsa, burada Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması (TCK m.209) suçu gündeme gelir.

  • Mahkemede, "İmza bana ait olabilir ancak ben boşken imzaladım, tahliye iradem dışında üzeri doldurulmuştur" savunması, sahtelik iddiasında bulunmakta hukuki bir yararınız olduğunu gösterir ve sizi iftira suçlamasından korur.

3. ATK Raporunun Kesin Hüküm Olmaması ve İtiraz Hakkı

Kriminal ve grafolojik incelemeler her zaman mutlak doğruyu yansıtmayabilir. İlk derece adli tıp incelemelerinde hata payı her zaman mevcuttur.

  • Genişletilmiş Kurul İncelemesi: Keşan ceza davası avukatı vasıtasıyla yürütülecek bir savunmada, ilk rapora gerekçeli itirazlar sunularak dosyanın Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu’na veya Jandarma/Polis Kriminal laboratuvarlarına gönderilmesi talep edilebilir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yeni bir bilirkişi incelemesi hayati bir adımdır.

4. Uyuşmazlığın Temelinde "Hukuki İhtilaf" Yatması

Tahliye taahhütnamesinin geçerliliği, tanzim tarihi ve imzaya yönelik itirazlar özü itibariyle İcra Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemelerinin çözmesi gereken medeni hukuk uyuşmazlıklarıdır. Yargıtay, tarafların bir hukuki uyuşmazlıkta kendi haklarını korumak adına yaptıkları şikayetleri doğrudan cezalandırma kastı olarak yorumlamamaktadır.

Edirne ve Keşan’da Ceza Davalarında Profesyonel Savunmanın Önemi

Bu tür davalar, sadece bir imza incelemesinden ibaret görünse de arkasında derin bir mülkiyet, kira ve ceza hukuku silsilesi barındırır. Edirne ceza avukatı olarak sürecin en başından itibaren doğru savunma kurgusunun yapılması, savcılık soruşturma aşamasında takipsizlik (KYOK) alınmasını veya açılmış bir dava varsa beraatle sonuçlanmasını sağlar.

Eğer adınıza düzenlenen bir tahliye taahhüdü nedeniyle iftira suçlamasıyla karşı karşıyaysanız, ceza mahkemesindeki haklarınızı korumak ve profesyonel hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


DİĞER MAKALELERİ OKU