YARALI KİŞİYE YARDIM ETMEMEK KASTEN İHMAL NEDENİYLE KİŞİNİN ÖLÜMÜNE SEBEP OLMA SUÇUNU OLUŞTURABİLİR. ZİMMET SUÇLARI İHMALEN İŞLENEBİLİR.
KASITLI İHMALLE İŞLENEN SUÇLARDA TAKSİRE GÖRE DAHA AĞIR CEZALAR VERİLMEKTEDİR.
İHMALE DAYANAN SUÇLARDA ÖRNEK YARGITAY KARARLARI
1)
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2011/1535
Karar Numarası: 2011/1737
Karar Tarihi: 24.03.2011
OLASI KASTLA ÖLDÜRME KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇLARI
İHMALİ DAVRANIŞLA ÖLÜME SEBEBİYET VERME
KASTEN YARALA SONUCU ÖLÜME NEDEN OLMAK SUÇUNA YARDIM ETME SUÇU
ÖZETİ: Sanık İ.’nin hedef alma imkanı olmasına rağmen maktulün hayati bölgesini hedef almaması, maktul ile arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması, engel neden bulunmadığı halde eylemini sürdürmemesi ve öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmaması dikkate alındığında, sanık İ. hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan ve darbe sayısı dikkate alınarak temel cezanın tayininde alt sınırdan da uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması; sanıklar B. ve N.’ın ise sanık İ. ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarına ilişkin kesin kanıtlar bulunmadığı, ancak olay yerine birlikte gitmeleri ve maktulün bıçaklandığını görmelerine rağmen sanık İ.’yi de alarak oradan uzaklaştıkları dikkate alındığında eylemlerinin sanık İ.’nin kasten yarala sonucu ölüme neden olmak suçuna yardım etme suçunu oluşturduğuna karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1 - Sanık İ. Müdafiinin yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
2 - Sanık İ.’nin olası kastla öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar B. ve N.'nin ihmali davranışla öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetlerine dair kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının niteliği tayin, takdire ve sanık B. yönünden tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş bulunduğundan, sanık İ. Müdafiinin meşru savunmaya yönelen, sanıklar B. ve O. müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, yetersiz gerekçeye, sübuta, TCK'nın 98. maddesi gereğince ceza tayin edilmesi gerektiğine, haksız tahrik ve derecesine ilişen, Cumhuriyet Savcısının sanık İ.’in kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
Sanık İ.’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine dair kurulan hükümde, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/718 esas, 2005/100 karar sayılı ilamındaki daha ağır ceza içeren neticeten 2700 TL para cezasının esas alınarak tekerrür uygulaması yapılması ile yetinilmesi gerekir iken aynı ilamdaki az ceza içeren hüküm için de mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, yasaya aykırı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, 1345.61 TL ağır para cezası ile” ibaresinin hüküm fıkrasının mahsus bölümünden çıkartılmasına karar verilmek suretiyle düzeltilen hüküm ile sanıklar B. ve N.’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
Sanık İ.’nin olası kasıtla öldürme, sanıklar B.ve N.’in ihmali davranışla öldürme suçlarından mahkumiyetlerine dair kurulan hükümler yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık B’nin babasına ait otoparkta bekçi olarak çalışan ve olay tarihinde otoparkta alkol alan maktul S.’nın, sanık B.'nin babası A.’yı darp ettiği, bunu öğrenen sanık B.ile arkadaşı sanık İ.’in maktulü yumruklarıyla darp ettikleri ve sanık B.’nin arkadaşı olan sanık N.’de maktulün darp edildiğini gördüğü; sanıkların, yabancı uyruklu olup İstanbul’u bilmeyen maktulü otoparktan alarak ıssız bir yere bırakmaya karar verdikleri, sanık B.’nin kullandığı aracın ön koltuğuna sanık N.’nin arka koltuğuna ise sanık İ.ve maktulün bindikleri, gece yarısına yakın bir saatte İstanbul TEM Otoyolunun Mahmutbey gişelerine yakın bir yerde sanık B.'nin aracı durdurarak maktulün inmesini istediği, maktulün araçtan inmek istememesi üzerine sanık İ.’nin araçtan inerek maktulü zorla araçtan indirdiği, diğer sanıkların ise araçtan inmedikleri, sanık İ. ve maktul arasında çıkan tartışma sırasında sanık İ.’nin bıçakla sağ bacağına bir kez, sol bacağına altı kez vurarak maktulü yaraladığı ve araçla oradan uzaklaştıkları, olay yeri yakınından geçen üçüncü kişilerce sabah 07.30 sularında hastaneye kaldırılan maktulün sağ uyluk 1/3 arka bölgesine isabet eden bıçak darbesinin neden olduğu femoral arter yaralanmasına bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü, maktulün sol uyluk bölgesindeki diğer altı adet yaranın ise cilt, ciltaltı yumuşak doku seyirli yaralar olup öldürücü nitelikte olmadıklarının tespit edildiği olayda;
Sanık İ.’nin hedef alma imkanı olmasına rağmen maktulün hayati bölgesini hedef almaması, maktul ile arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması, engel neden bulunmadığı halde eylemini sürdürmemesi ve öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmaması dikkate alındığında, sanık İ. hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan TCK'nin 37/1. maddesi delaletiyle TCK'nin 87/4. maddesinin 2.cümlesi gereğince ve darbe sayısı dikkate alınarak temel cezanın tayininde alt sınırdan da uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması; sanıklar B. ve N.’ın ise sanık İ. ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarına ilişkin kesin kanıtlar bulunmadığı, ancak olay yerine birlikte gitmeleri ve maktulün bıçaklandığını görmelerine rağmen sanık İ.’yi de alarak oradan uzaklaştıkları dikkate alındığında eylemlerinin sanık İ.’nin kasten yarala sonucu ölüme neden olmak suçuna yardım etme suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK'nin 87/4 ve 39. maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği düşünülmeksizin, sanık İ.’nin 81 ve 21/2. maddeleri, sanıklar B.ve N.’nin ise 83/2 b-3 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi, Sanık İ.’nin adli sicil kaydına göre; sabıkasının esas İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/718 esas, 2005/100 karar sayılı ilamındaki daha ağır ceza içeren 765 sayılı TCK'nın 258/1, 647 Sayılı Yasa'nın 4, 5 ve 6. maddeleri gereğince aldığı neticeten 2700 TL. para cezasının esas alınarak tekerrür uygulaması yapılması ile yetinilmesi gerekir iken aynı ilamdaki daha az ceza içeren 765 sayılı TCK'nin 266/1, 647 Sayılı Yasa'nın 4, 5 ve 6. maddeleri gereğince aldığı neticeten 1345.61 TL para cezasına ilişkin hüküm için de mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık İ. Müdafii, sanıklar B.ve N.müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, kısmen resen de temyize tabi bulunan hükümlerin farklı gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, hükmolunan ceza ve tutuklulukta geçen süreler gözönüne alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin reddine, 24.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
2)
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2009/5952
Karar Numarası: 2009/8395
Karar Tarihi: 25.06.2009
ÖZETİ: 8 ila 58 gün arasındaki gecikmelerle yatırdığı 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ait harç, damga vergisi, değerli kağıt bedelleri ile hiç yatırmadığı katma değer vergisi tutarlarının, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 118, 119, 120. maddeleri uyarınca K ... Birinci Noteri olan sanığa görevinden dolayı tevdii edilmiş olması, bu değerler üzerinde muhafaza ve denetim sorumluluğunun bulunması gözetilip, delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, hükmün onanmasına karar verildi.
DAVA : Zimmet suçundan sanık Erdoğan'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair, ( Söke Ağır Ceza Mahkemesi )'nden verilen 04.12.2007 gün ve 2006/246 Esas, 2007/272 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
KARAR : 8 ila 58 gün arasındaki gecikmelerle yatırdığı 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ait harç, damga vergisi, değerli kağıt bedelleri ile hiç yatırmadığı katma değer vergisi tutarlarının, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 118, 119, 120. maddeleri uyarınca K ... Birinci Noteri olan sanığa görevinden dolayı tevdii edilmiş olması, bu değerler üzerinde muhafaza ve denetim sorumluluğunun bulunması gözetilip, delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan,
SONUÇ : Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükmünün ( ONANMASINA ), 25.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
legalbank
3)
YARGITAY
12. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2011/4068
Karar Numarası: 2011/9095
Karar Tarihi: 20.12.2011
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin yerinde görülmeyen tüm itirazlarının reddine;
Katılan vekilinin temyiz istemine ilişkin incelemede:
Sanığın alkollü vaziyette, süratli ... kullanarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebep olduğu trafik kazasının akabinde, ... içinde bulunan ve kaza sonrasında araçtan fırladığı için göremediğini beyan ettiği arkadaşını olay yerinde bırakıp, yakındaki fabrikaya giderek tanıdığı kişilerin kendisini oradan almalarını sağlaması, ancak olay sonrası yaralı olması ihtimali bulunan arkadaşı hakkında kimseye bilgi vermemesi şeklindeki eyleminin TCK’nın 83. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla kasten öldürme suçunu oluşturma olasılığı bulunduğu, bu suçtan yargılama yapma ve delil takdirinin Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

